NUSRET YAVUZ
İlk Meslek Tarımdı.   Son da o olacak
KURUMEŞE  MAHALLESİ - KARASU/SAKARYA

Kooperatifçilik

  • KOOPERATİFÇİLİK

    Bu sayfada Yılların birikimi olan kooperatif deneyimlerimi, bilgilerimi ve kooperatifçilik serüvenlerimi okurlarımla ve özellikle genç ve idealist  kooperatifçilerle paylaşmak istiyorum. İlk olarak 2005 yılındaki deneyimlerimden o tarihte bütün Tarımsal Kalkınma Kooperatiflerine hitaben yazdığım bir mektubu aşağıya almakla başlamak istiyorum.

     

     Değerli Kooperatifçi  Arkadaşım,                                      Adapazarı:  4.07.2005

              Tarımsal amaçlı kalkınma kooperatiflerinin ilimizdeki tek birliği olan Hay-Koop., Sakarya İl Birliğinde Birlik Yönetim Kurulunun aldığı şifahi bir kararla geçici olarak göreve başladım. Bu görevin kadrosu, ücreti ve süresi henüz belli bile değilken sizlere bu mektubu yazmağa niçin mecbur kaldığımı açıklamalıyım;

               Durmağa vaktimiz yok. Birlik kurulalı geçen zamanda hiçbir iş yapılamadı. Bu durum hiçbir mazeretle izah edilemez.Yalnız gelişen şartlarda kimse daha iyisini yapamazdı. İlde mevcut 140 ‘a yakın eş amaçlı kooperatif olduğu halde  yıllarca 7’sini bir araya getirip birlik kurulamamasından,  kurulan birliğin de iyi gelişemeyeceği kanaati yaygınlaştı. Bu kanaat yanlıştır. Bunu kafamızdan silmeliyiz. Birlik baştan dediğimiz gibi ilde ilk ve tek olduğu için birlikte davranma şuuru gelişemedi. Bu yüzden gelişmemizde Türk-Koop.’un bazı güzel durumlarını örnek alarak yararlanacağımız düşüncesindeyim. Tarım Kredi Kooperatifleri(Türk-Koop) Kooperatif örgütlenmenin, yakın geçmişte çok güzel örneğini vererek sağlam bir yapı oluşturdular. Bölge Birlikleri ve Merkez Birliği Yurt çapında Kooperatif ağını çok sağlam bir yapıya kavuşturmuş bulunmaktadır. Bu kooperatiflerdeki yapının bizim mevzuatımıza uymayan müeyyideleri elbette vardır.Bu bizim eksikliğimiz değil üstünlüğümüzdür. Biz daha demokrat bir yapıya sahibiz. Bu yapımızı geliştirerek,bozmadan sürdürürken birlikte hareket etmeği de öğrenirsek (ki buna mecburuz) birkaç yıl sonra biz onlara örnek olabilecek duruma gelmemiz işten bile değildir. Gerekli olan, birlikte hareket etmenin yararlarını kavrayıp asgari müşterekleri çoğaltmak ve birlikte davranmanın meyvelerini toplayıp adil bir bölüşüm sağlamaktır.

               Değerli Arkadaşım,

               Tek başına bir şey yapamıyorken Kooperatif kurup ya da kurulmuş bir kooperatife girerek, az sermayeleri toplayıp,daha fazla bir sermaye gücü ile tek başına yapmaya gücünün yetmediği işleri yaptın. Bunu gördün .En azından bunu bazılarınız yeni kuruluş olduğundan görmedi iseniz dahi eski kooperatiflerin bir çoğunun bunu gördüğünü bildin. Daha da fazla sermayeyi bir araya getirip  daha güçlü olmak için il birlikleri kuruluyor. Bu birlikler de hızla Hay-Koop merkez birliğini oluşturdu. Peki bu birlikler niçin semeresini veremiyor. Çünkü İlimizde 300 den fazla köy var bunların  l40 civarında kooperatifi var; Tabii kağıt üzerinde. 34 kadarı da kağıt üzerinde İl Birliği üyesi olmuş. Kağıt üzerinde diyorum. Çünkü sadece sermaye vermekle birlik üyesi olunmaz. Kaldı ki bu kooperatifler de sermaye paylarının daha ilk taksitini bile ödememiş durumdalar.Kooperatif il Birliğinin bugün adım atacak mali yapısı yok. Bir geliri olmazsa bu birlik dağılır. Yazık olur. Bu Birlik size bize lâzım.Bu şuna benziyor.Arı kovanındaki ana arı, kovanı yaşatan arıdır. Eğer o petek gözlerine yüz binlerce yumurta bırakmasa üç hafta sonra arı kovanı söner. Çünkü yazın ömürleri o kadardır. Bunu bilen İşçi arılar birden fazla ana arı memesi geliştirirler. Önce onlar Anayı meydana getirirler. Sonra da ana arı kovana sahip çıkar ve koloninin(kovan)sağlıklı ve uzun ömürlü olması için çaba gösterir. Bu Birliği kuranlardan, emeği geçenlerden Allah razı olsun. Birliği kurmuşlar. Ama kurulduğu ile kalmış. Yeni arıların yetişmediği ve kovanın yakında söneceği görülüyor. Muhasebe işlerini yapandan idarecilik bekleyen yöneticiler olmuş. Bunu onları suçlamak amacıyla yazmıyorum. Bir vakıayı dile getiriyorum. Mevzuatı çok iyi bilmeyen arkadaşlar.Muhasebecinin bilgisinden istifadeye kalkmışlar. Böyle bir birliğin yürütülmesi ise mümkün değildir. Birliğin günlük işlerini yürütecek bir elemanı istihdam etmesi gerekirdi. İlk önce yapılması gereken buydu. Ama ellerinde avuçlarında böyle bir eleman istihdam edecek maddi olanakları olmadığından buna teşebbüs edemediler. Birlik de bu şekilde atıl kaldı.

    Şimdi işbaşı yapan yönetim Kurulu önceki eksiklikleri de görmüş olduklarından buraya hayat verecek bir elemanı görevlendirerek işe başlama kararı aldılar. Bu karar henüz yazılı bile değil.  Rahmetli İsmet Paşa nasıl ki; “-Biz gidelim.İslim arkadan gelsin.” Diyerek kaçan düşmanın ardından sabırsızlanıyor ve buharı (islim) biten ve ikmal için duran makiniste çıkışıyordu. İşte bu gün o durumdayız. İslim bekleyecek vaktimiz de yok. Ama islimsiz de gidilmiyor. Burada fedakarlık gerekiyor. Benim de emekli olmam nedeniyle birlik kendi yağı ile kavruluncaya kadar kendimizden vermeyi kabul ettik. İşe başladık. Şimdi sizlerden acil dileklerim var. Önce büroya mutlaka uğrayın. Hesabınızı bir kontrol edelim. Borçlu iseniz bu paraları derhal ödemenin bir çaresine bakın. İnanın şu anda okuduğunuz mektubun kağıdı da mürekkebi de ödünç. Yarınlar çok güzel olacak. Peki: “Bugün mektup yazmağa parası olmayan birlik nasıl ayağa kalkacak da biz kooperatiflere faydası olacak?” Diyeceksiniz, Ben de  -“ Birlik,bağlı kooperatiflerin süt ihalelerini kendisi yaptığı zaman % 1 komisyon alacak.Bu komisyonu firmadan alacak. Marketi olan Kooperatiflerin toptan aldıkları malları, (Örneğin:Kepek,yem,un,LPG tüpü,sıvı yağ,margarin gibi ana tüketim malları, diğer girdiler) Sertifikalı hibrit tohum,tarımsal gübre,bitki ve hayvan sağlığı için gerekli ilaç ve diğer girdilerin üreticisi ve toptancısı bir çok firmadan çok cüzi oranlarda komisyon alacak hem de  bunu Çiftçiye olumsuz olarak intikal ettirmeyecek. Firmanın kârından tenzil ettirecek.” Diye yanıt veriyorum.

                               Düşünün ki; İldeki üretilip pazarlanan sütün beşte birini birlik mubayaa etse yaklaşık 100 ton eder. 400.- YTL ‘den 40.000.-YTL günlük satış tutarı elde olunur. Bu meblağın %1’i ise 400.-YTL yapar. 30 günlük birlik geliri ise sadece sütten:12.000.-YTL olacaktır. Diğer malların aracılığından elde edilecek geliri de düşünecek olursanız bu birlik birkaç sene sonra kooperatiflere yardım edecek duruma gelecektir. Bunlar hayal değil arkadaşlar. Bunlar gerçekleşmiş denenmiş işlerdir. Köy-koop bunu gerçekleştirdi. Kooperatiflere birer tane silaj makinesi hibe etmiş ve şimdi de büyük merkezi kooperatiflere biçer-döver hibe etmeyi düşünüyor. Bir zaman sonra İhsaniye Kooperatifimizin süt işleme tesisini kiralık vermekten kurtarıp kendimiz işletebiliriz. Daha da geliştirip büyük bir süt fabrikasına dönüştürebiliriz.Ya da Yeni bir süt fabrikası projesini başından sonuna hayata geçirebiliriz. Bütün olanların önce olabilirliği düşünülmelidir. Fizibilite yapılmaktadır. Bütün bunların başında siz bize gelin. Bizi çok rahatsız edin. Meyveyi,semereyi böyle alacağız.

    Birbirimizi tanımakla işe başlayalım. Ben kendisini kooperatifçiliğe vakfetmiş bir insanım. Beni tanıyanlarınız mutlaka vardır. Başardığım bir çok iş gibi  bu işin de çok kısa sürede üstesinden geleceğimi göreceksiniz. Bunun için de hiçbir beklentim olamaz. Nasıl ki Sinanoğlu Tarımsal Kalkınma Kooperatifini fahri olarak kurdum ve sağlam bir temele oturttum; Birliği de evvel Allah sonra sizlerin yardımı ile sağlam bir yapıya kavuşturmayı umuyorum. Ben 61 yaşındayım. İlerisi için  pembe hayal kurma vaktim geçti. Sinanoğlu-Kurumeşe-Subatağı halkları her zaman hayır dua ettiği gibi, tüm Sakaryalı üreticilerin ve hatta tüketicilerin dua ettiği bir kişi olma amacımdan başka amacım olması mümkün değildir. Sinanoğlu Kooperatifi gerçek anlamda Türkiye’nin en sağlam yapılı demokrat bir kooperatifidir. Mali durumu da diğer kooperatiflere nazaran iyi durumdadır. Ama daha işleri bitmemiştir. Onun da tek başına yapamayacağı işler vardır. Birliğe destek olmak ve birlik sayesinde bazı belalardan korunmak onun da birinci önceliğidir.Bu gün Tarım İl Müdürlüğü’nün bahçesinde bir barakaya sığınmış sadece büyük bir sıfır olan Birliği layık olduğu kendi hizmet binasına hep birlikte  kısa sürede kavuşturacağımızı göreceksiniz.Sizleri de tanımak zorunluluğum var. Bir çoğunuzu zaten tanıyorum. Kalanlarınızı da hemen tanımak istiyorum. Büromuzu oluşturamadık bu yüzden cep telefonlarımızı aşağıya yazıyorum.Böylece daha çabuk buluşup tanışmamız mümkün olacaktır. İlk önce ilişikteki formu sağlıklı ve gerçek rakamlarla bizlere ulaştırın.Bunu en geç toplantı günü yanınızda getirin. Her kooperatifin artık bizde ayrıntılı bir dosyası olacak ve rakamları varlıkları borç-alacak ilişkilerini buradan takip edeceğiz. Getireceğimiz önlem ve eylemlere bu rakamlar yön verecektir. Şu anda kooperatifler hakkında bu bilgileri muhafaza edeceğimiz bir bilgisayarımız dahi yok. (Sipariş verildi.) Mektubumu kişisel bilgisayarımdan yazıyorum. Doldurup geri göndereceğiniz ilişikteki formlar hakkınızdaki ön bilgi olacaktır.Bu formdaki bazı sorular size gereksiz gibi gelebilir. Sizin için gerekli sorular da bazı kooperatiflere gereksiz gelecektir. Sizi ilgilendirmeyen sorulara yanıt vermek zorunda değilsiniz. Yalnız bu formları ihmal etmeden hemen bana ulaştırmanız çok gereklidir. Bütün bu gelişmeleri birbirimize aktarmak ve yıllardır limanda bekleyen bu gemiyi ulu bir sefere çıkarmak için demir alma toplantısı yapıyoruz.İlişikteki formların tamamının elimize ulaşması için bir süre gerek tahminen 12 Temmuzda tamamlanmış olacağı düşüncesi ile bu tarihte toplanmayı uygun gördük. Haykoop bürosunda toplanıp Tarım İl Müdürlüğü’nün yemek salonunda saat 11.oo’de bir araya geleceğiz.

    Başarınızın başarım olacağı bilinciyle hepinizin gözlerinizden öperim Allah’ın selameti üzerinize olsun  NUSRET YAVUZ

           Emekli Tarım Kredi Koop.Müdürü Yeni Birlik elemanı

    İlişiği: 1 Adet Anket Formu

     

         

    Görevi   

    GSM Telefonun   Sahibi     

    Telefon No:

    Başkan

    Ahmet Kalkan

    0537 690 33 14

     

    2.Başkan

     

    Mehmet Öztürk

     

    0536 928 62 11

     

    Yön.K.

    Üyesi

     

    Recep Pulat

     

    0533 659 40 57

         “          “ 

     

    Osman Yavuz

     

    0533 241 39 34

          “         “    

     

    Mesut Yıldırım

     

    0536 566 38 60

     

      Büro Elemanı

     

    Nüsret Yavuz

                          0533 313 46 05

    Ev   Tel:         0264 278 45 51

     

              

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     Değerli Kooperatifçi arkadaşım, Yukarıya aldığım mektubun tarihi en başta yazılı; 4/7/2005... Bugün ki tarih 14/12/2013 aradan geçen bunca zamana karşı Haykoop birarpa boyu yol kat edememiş, Sebebi ortada; Birliğin başında olanlar birliğe destek için değil köstek için iş başı yapmışlar. Birliğin önüne kütük olmuşlar, ilerlemek şöyle dursun. Fren görevi yapıyorlar. Bu insanlar yasa tanımaz konumdalar.27/06/2011 Tarih ve 27977 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ( KOOPERATİF VE ÜST KURULUŞLARININ YÖNETİM KURULU ÜYELERİ VE DENETÇİLERİ İLE BUNLARIN EŞ VE HISIMLARININ BAĞDAŞMAYAN GÖREVLERİNE İLİŞKİN TEBLİĞ) i aşağılarda bulacaksınız. Okuyun. Sakarya  Haykoop'un yasa tanımaz başkanı ve üyeleri kitabına uydurup görevlerine devam ediyorlar. Hem Kooperatiflerini bir şekilde idare ediyor, hem de Haykoop'ta at oynatıyorlar. Öyle değilse beni mahkemeye versinler orda Hanya'yı da Konya'yı da öğrensinler. Hak edenlere saygılarımla.....

                                      
       

    27 Haziran 2011 PAZARTESİ

       
       

    Resmî Gazete

       
       

    Sayı : 27977

       
       

    TEBLİĞ

       
    Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Tarım     ve Köyişleri Bakanlığı ve Bayındırlık ve İskan Bakanlığından: 
       

    KOOPERATİFLER VE ÜST     KURULUŞLARININ YÖNETİM KURULU ÜYELERİ VE DENETÇİLERİ İLE BUNLARIN EŞ VE     HISIMLARININ BAĞDAŞMAYAN

       

    GÖREVLERİNE     İLİŞKİN TEBLİĞ

       

    (TEBLİĞ NO: TGM-2011/01)

       

                 Amaç ve kapsam

       

                 MADDE 1     – (1) Bu Tebliğin amacı;     kooperatifler ve üst kuruluşlarının      yönetim kurulu üyeleri ve denetçileri ile bunların eş ve ikinci     derece dahil kan ve kayın hısımlarının bağdaşmayan görev alma yasaklarına     ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.

       

                 Dayanak

       

                 MADDE 2     – (1) Bu Tebliğ, 24/4/1969 tarihli     ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 86      ve  Ek 3 üncü maddelerine     dayanılarak hazırlanmıştır.

       

                 Tanımlar

       

                 MADDE 3     – (1) Bu Tebliğde geçen; 

       

                 a)     Bağdaşmayan görev;

       

                 1)     Kooperatif ve üst kuruluş yönetim kurulu üyeleri ve denetçileri için;     kooperatif ve ortağı bulunduğu üst kuruluşun, hisse payı ne olursa olsun,     hissedarı olduğu tüm şirketlerde, katıldıkları vakıflarda ve diğer     teşekküllerde yönetim kurulu üyeliğini veya denetçiliği,  ücretli olarak  personel veya danışmanlık, müşavirlik,     uzmanlık  gibi diğer her türlü     görevleri;

       

                 2)     Kooperatif ve üst kuruluş yönetim kurulu üyeleri ve denetçilerinin eş ve     ikinci derece dahil kan ve  kayın     hısımları için; kooperatif ve ortağı bulunduğu üst kuruluş ile bu     kuruluşların yüzde elliden      fazla  hissedarı olduğu     şirketlerde, katıldıkları vakıflarda ve diğer teşekküllerde yönetim kurulu     üyeliğini veya denetçiliği,  ücretli     olarak  personel (idareci, büro     personeli, daimi veya geçici işçi gibi her türlü görevleri)  veya danışmanlık, müşavirlik,     uzmanlık  gibi diğer her türlü     görevleri;

       

                 b)     Diğer teşekkül; Kooperatif ve üst kuruluşların katıldığı veya ortağı yahut     üyesi olduğu üretici birlikleri, başka tür kooperatif ve üst     kuruluşları,  organize sanayi     bölgeleri, küçük sanayi siteleri,      dernekler gibi kuruluşları,

       

                 c)     Hısım; Kooperatif ve üst kuruluşlarının yönetim kurulu üyeleri veya     denetçilerinin ikinci derece dahil kan ve kayın hısımlarını (kendisinin     veya eşinin anne, baba, çocuk, torun, kardeş, büyük anne ve büyük     babalarını),

       

                 ç)     Kanun; 24/4/1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanununu,

       

                 d)     Kooperatif; Kanun, 1/6/2000 tarihli ve 4572 sayılı Tarım Satış Kooperatif     ve Birlikleri Hakkında Kanun ile 18/4/1972 tarihli ve 1581 sayılı Tarım Kredi     Kooperatifleri ve Birlikleri Kanununa göre kurulup faaliyet gösteren     kooperatifleri, tarım satış kooperatiflerini ve tarım kredi     kooperatiflerini,

       

                 e)     Üst Kuruluş; Kanun, 1/6/2000 tarihli ve 4572 sayılı Tarım Satış Kooperatif     ve Birlikleri Hakkında Kanun ile 18/4/1972 tarihli ve 1581 sayılı Tarım     Kredi Kooperatifleri ve Birlikleri Kanununa göre kurulup faaliyet gösteren     kooperatif birliklerini, bölge birliklerini, merkez birliklerini ve Türkiye     Milli Kooperatifler Birliğini,

       

                 ifade     eder.

       

                 Yönetim kurulu üyeleri ve denetçilerin     bağdaşmayan görevleri

       

                 MADDE 4     – (1) Kanunun Ek 3 üncü maddesine     göre, kooperatif ve üst kuruluşlarının yönetim kurulu üyeleri ve     denetçileri  bağdaşmayan görev     alamazlar.

       

                 Örneğin,     A Üst Kuruluşuna ortak B Kooperatifinin yönetim  kurulu üyeleri ve denetçileri,  A Üst Kuruluşu ve/veya B     Kooperatifinin,  hissesi ne olursa     (ister % 0,1 ister % 99)  olsun     hissedarı oldukları şirketlerde, katıldıkları vakıflarda ve diğer     teşekküllerde  yönetim kurulu üyesi     veya denetçi olamayacak, buralarda personel veya ücretli danışmanlık,     müşavirlik gibi başka bir görev alamayacaktır.  Aynı şekilde, A Üst Kuruluşunun yönetim     kurulu üyeleri ve denetçileri de, Üst Kuruluş ve/veya Kooperatifin hissedarı     olduğu şirketlerde, katıldıkları vakıflarda ve diğer teşekküllerde     benzeri  görevleri  alamayacaktır.

       

                 (2)     Bağdaşmayan görev alma yasağı, kooperatif ve üst kuruluşların tüm yönetim     kurulu üyeleri ile denetçilerini ve bunların eş ve ikinci dereceye kadar,     ikinci derece dahil, kan ve sıhri hısımlarını kapsamaktadır. 4572 sayılı     Kanuna göre tarım satış kooperatifler birliklerinin yönetim kurullarının     doğal üyesi olan genel müdürleri ve 1163 sayılı Kanunun 55 inci maddesinin     3 üncü fıkrasına göre  yönetim kurulu     üyeliğine  seçilen tüzel kişilerin     belirledikleri temsilcileri de birinci fıkradaki bağdaşmayan görev alma     yasağı kapsamına girmektedir.

       

                 (3)     Yönetim kurulu üyeliğine veya denetçiliğe seçilmeden önce bağdaşmayan görev     yapanlar; kooperatif ve üst kuruluşların yönetim kurulu üyeliğine veya denetçiliğe     seçilmeleri durumunda, seçildikleri tarih itibariyle tüm bağdaşmayan     görevlerinden ayrılmak zorundadırlar. Seçilme tarihi; seçimin yapıldığı     genel kurul tarihini ve boşalan yönetim kurulu üyeliğine veya boşalan     denetçiliğe atama  ve çağrı yapılmış     ise buna ilişkin atama ve çağrının tebliğ tarihini ifade eder.

       

                 Örneğin,     B Kooperatifinin hissedarı olduğu K Şirketinde bağdaşmayan bir görev yapan     C Şahsının, 15/04/… tarihinde yapılan genel kurul toplantısında Kooperatif     yönetim kurulu üyeliğine veya denetçiliğe seçilmesi durumunda, bu Şahıs     15/4/… tarihi itibariyle K Şirketindeki görevinden ayrılacaktır. Diğer     yandan, D Şahsının,  yedekler     arasından, boşalan asil yönetim kurulu üyesinin veya denetçisinin  yerine çağrılması durumunda ve bu     çağrının kendisine tebliğ edildiği      tarihte (yedek üyeliğe seçildiği 15/4/… tarihinde değil, asil     üyeliğe çağrının kendisine tebliğ edildiği tarihte), B Kooperatifinin     hissedarı olduğu K Şirketindeki görevlerinden ayrılması gerekecektir. A Üst     Kuruluşun asil ve yedek yönetim kurulu üyeliğine veya denetçiliğine     seçilenler için de durum aynı olacaktır.

       

                 (4)     Kooperatif ve üst kuruluşların yönetim kurulu üyeliğine veya denetçiliğine     seçilenler, seçilmeleri sırasında yürüttükleri  bağdaşmayan görevlerden, yukarıdaki     fıkrada belirtilen sürelerde ayrılmazlarsa, seçilmelerine ilişkin işlemler     hükümsüz sayılacaktır. Bu durumda, boşalan yönetim kurulu üyeliklerine ve     denetçiliklere yedekleri çağrılır. Bu yolla da boşalan üyeliklerin     doldurulamaması durumunda, anasözleşmelerin ilgili hükümlerine göre hareket     edilir. Bunların hakkında da Kanunun ilgili maddesi ve bu Tebliğ hükümleri     uygulanır.

       

                 (5)     Kooperatif ve üst kuruluşların yönetim kurulu üyeliğine veya denetçiliğine     seçilenlerin, seçildikten sonra, bağdaşmayan  görevlerden birini edinirlerse,     bağdaşmayan görevin edinilmesine ilişkin seçilme veya görevlendirme ile bu     kapsamda yapılan sözleşmeler hükümsüz sayılır ve edinilen  yasak görev, edinme tarihi itibariyle     kendiliğinden sona erer.

       

    Örneğin, C Şahsı, B Kooperatifinin     yönetim kurulu üyeliğine veya denetçiliğine 15/4/… tarihinde seçildikten     sonra,  kooperatif ve ortağı     bulunduğu üst kuruluşun  (hisse payı     ne olursa olsun)  hissedarı olduğu     şirketlerde, katıldıkları vakıflarda ve diğer teşekküllerde yönetim kurulu     üyeliği veya denetçilik veya  ücretli     olarak  personel veya danışmanlık,     müşavirlik, uzmanlık  gibi her hangi     bir bağdaşmayan görevi edinirse,  bu     Şahıs bağdaşmayan görevi edindiği tarih itibariyle (örneğin bağdaşmayan     görevi 30/4/… tarihinde edinmişse, bu tarih itibariyle) edindiği     bağdaşmayan görevi kendiliğinden sona erecektir.

       

                 (6)     Kanunun Ek 3 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, kooperatif ve üst     kuruluşların yönetim kurulu üyeleri ve denetçilerinin bu görevlerini fiilen     yürüttükleri dönemlerde, eş ve hısımlarının kooperatif ve üst     kuruluşlarının yönetim kurulu üyesi veya denetçisi olmaları     yasaklandığından, kooperatif ve üst kuruluşların yönetim kurulu üyeleri ve     denetçilerinde ilgili Kanun ve  kendi     anasözleşmelerinde aranan şartlara ilave olarak; kooperatif ve üst     kuruluşların diğer yönetim kurulu üyeleri veya denetçileri ile eş veya     hısım  olmama şartı da aranacaktır.

       

                 Örneğin,     B Kooperatifinin yönetim kurulu üyesi veya denetçisi C Şahısının eşi ve     eşinin ya da kendisinin anne, baba, çocuk, torun, kardeş, büyük anne ve     büyük babası gibi hısımları; C Şahısının görev yaptığı dönem içerisinde, B     Kooperatifinde ve bu Kooperatifin ortağı olduğu A Üst Kuruluşunda yönetim     kurulu üyesi veya denetçi olamayacaktır. A Üst Kuruluşunun yönetim kurulu     üyeleri ve denetçilerinin eş ve hısımlarının durumları da  aynı olacaktır.

       

    Bağdaşmayan görev yapan mevcut     yönetim kurulu üyeleri ve denetçilerin durumu

       

                 MADDE 5 – (1) Kooperatif ve üst     kuruluşların  yönetim kurulu üyeleri     veya denetçilerinden, 6215 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte     bağdaşmayan görev yürütenler, 6215 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği     12/4/2011 tarihinden itibaren üç ay içerisinde (12/7/2011 tarihine kadar)     bu görevlerden sadece birini tercih ederek diğerlerinden ayrılacaklardır.     Bu süre içinde tercihte bulunmayanların, kooperatif ve üst kuruluşlarındaki     yönetim kurulu üyeliği veya denetçilik görevleri dışındaki diğer     bağdaşmayan görevlerinin tamamı, herhangi bir işleme gerek kalmaksızın,     kendiliğinden sona erecektir.

       

                 Örneğin,     B Kooperatifinin yönetim kurulu üyesi veya denetçisi C Şahısı; üç aylık     sürenin bitimi olan 12/7/2011 tarihine kadar, B Kooperatifinin yönetim     kurulu üyeliği veya denetçiliği ile      6215 sayılı Kanun yürürlüğe girmeden (12/4/2011 tarihinden) önce     yürüttüğü bağdaşmayan görevlerden birini tercih ederek diğerinden     ayrılacaktır. Bu şahıs, 12/7/2011 tarihine kadar tercihini yapmaz ise,     bağdaşmayan görevleri kendiliğinden sona erecektir. C Şahısı 12/7/2011     tarihinden itibaren yalnızca B Kooperatifindeki yönetim kurulu üyeliğini     sürdürecektir.

       

                 Yönetim kurulu üyeleri ve denetçilerin     eş ve hısımlarının bağdaşmayan görevleri

       

                 MADDE 6     – (1) Kooperatif ve üst     kuruluşlarının yönetim kurulu üyeleri ve denetçilerinin fiilen bu görevleri     yürüttükleri dönemde bunların eş ve hısımları;  kooperatif ve ortağı bulunduğu üst     kuruluşlar  ile bunların yüzde     elliden  fazla  hissedarı olduğu şirketlerde,     katıldıkları vakıflarda ve diğer teşekküllerde yönetim kurulu üyesi veya     denetçi,  ücretli olarak  personel veya danışmanlık, müşavirlik,     uzmanlık  gibi diğer her türlü göreve     alınamazlar.

       

    Örneğin, B Kooperatifinde yönetim     kurulu üyesi veya denetçisi olan C Şahısının veya A Üst Birlik yönetim     kurulu üyeleri veya denetçilerinin, bu görevi fiilen yürüttüğü dönemde, eşi     ve hısımları,  B Kooperatifi  ve Kooperatifin ortağı olduğu A Üst     Kuruluşu  ile bu kuruluşların yüzde     elliden fazla hissedarı oldukları şirketlerde, katıldıkları vakıflarda ve     diğer teşekküllerde yönetim kurulu üyesi veya denetçi olamayacak, personel     olarak veya müşavir, danışman gibi      başka bir şekilde ücretli olarak işe alınamayacaklardır. B     Kooperatifinin ve/veya A Üst Kuruluşunun      hissedarı oldukları şirketlerdeki      hisse oranı % 50’nin altında ise, C Şahısının veya A Üst Birlik     yönetim kurulu üyeleri veya denetçilerinin eşi ve hısımları buralarda görev     alabileceklerdir.

       

                 (2)     Kooperatif ve üst kuruluşlarının yönetim kurulu üyeleri ve denetçilerinin     eş ve hısımları; Kanunun Ek 3 üncü maddesinin yürürlük tarihinden önce     yürüttükleri bağdaşmayan görevlerini      sürdürmeye devam edeceklerdir. Ancak, bunların görev veya sözleşme     dönemlerinin sona ermesi durumunda, yeni görevlendirme ve atamalarda veya     sözleşmelerin yenilenmesinde Kanunun Ek 3 üncü maddesinin üçüncü fıkrası     ile  bu Maddenin birinci fıkrasına     göre hareket edilecektir. Aynı şekilde, Ek 3 üncü maddenin yürürlüğe     girmesinden sonra bağdaşmayan görevi yürütenler, eş ve hısımlarının     kooperatif ve üst kuruluş yönetim kurulu üyeliğine veya denetçiliğine     sonradan seçilmesi durumunda da görevlerini yürütmeye devam edeceklerdir.

       

                 Örneğin,     B Kooperatifi veya A Üst Kuruluşu yönetim kurulu üyesi veya denetçisi C     Şahısın eşi veya  oğlu ya da diğer     hısımları, 12/4/2011 tarihinden önce Kooperatifte veya Üst kuruluşunda     yahut bunların hissedarı olduğu şirkette, katıldıkları vakıflarda ve diğer     teşekküllerde personel,  müşavir,     yönetim kurulu üyesi veya denetçi gibi herhangi bir bağdaşmayan görevi     yürütüyorlar ise, bunlar 12/4/2011 tarihinden sonra da bu görevlerini     sürdürmeye devam edecektir. Bu şahıslar, söz konusu düzenleme tarihinden     önce işe alınmış olmak şartıyla,      geçici/mevsimlik olarak çalışıyorlarsa, aynı statüde sonraki     mevsimlerde de çalışmayı sürdüreceklerdir. Ancak, geçici/mevsimlik olarak     çalışanların  geçici kadrolardan daimi     kadrolara geçirilmesi veya daimi ya da geçici/mevsimlik çalışanların iş     akitlerinin sona ermesinden sonra yeniden işe alınmaları söz konusu     olduğunda, bağdaşmayan görev alma yasağı gündeme gelecek, Kanunun Ek 3 üncü     maddesinin üçüncü fıkrası ile  bu     Maddenin birinci fıkrasına göre hareket edilecektir.

       

                 Aynı     şekilde, Ek 3 üncü maddenin yürürlüğe girmesinden önce, C Şahsı ile bunun     eşi veya hısımlarından biri, B Kooperatifinde veya A Üst Kuruluşuna bağlı B     ve N Kooperatiflerinde ya da B Kooperatifi ve A Üst Kuruluşunda aynı     zamanda yönetim kurulu üyeliği veya denetçilik görevlerini yürütüyorlarsa,     C Şahsının eşi ve hısımlarının bu görevleri, görev dönemi sonuna kadar     devam edecektir. Yeniden seçilmeleri gündeme geldiğinde, bağdaşmayan göreve     uyup uymadığı yönünde değerlendirme yapılacaktır.

       

                 Diğer     yandan, B Kooperatifinde veya A Üst Kuruluşunda ücretli olarak görev yapan     C Şahsı, göreve başlama tarihinden sonra, eşi veya hısımlarından biri     anılan Kooperatife veya Üst Kuruluşuna yönetim kurulu üyesi veya denetçi     seçilmesi durumunda, Ek 3 üncü maddenin yürürlük tarihinden önce veya sonra     göreve başlayıp başlamadığına bakılmaksızın, yürüttüğü görevi     sürdürecektir.

       

                 (3)     Kooperatiflerin yönetim kurulu üyeleri ve denetçilerinin eş ve     hısımlarının, üst birliğe bağlı diğer kooperatiflerde görev alması, Kanunun     Ek 3 üncü maddesi ile getirilen bağdaşmayan görev kapsamına girmez. Ancak,     üst kuruluşların yönetim kurulu üyeleri ve denetçilerinin eş ve hısımları,     bu üst kuruluşlar  ile  bağlı tüm kooperatifler ve bunların yüzde     elliden fazla hissedarı oldukları şirketlerde, katıldıkları vakıflarda ve     diğer teşekküllerde yönetim kurulu üyesi veya denetçi olamaz, personel     olarak veya başka bir şekilde ücretli olarak işe alınamaz.

       

                 Örneğin,     A Üst Kuruluşuna, B Kooperatifinin yanı sıra M Kooperatifi de ortak     ise,  B Kooperatifinin yönetim kurulu     üyeleri veya denetçileri ile bunların yakınları M Kooperatifinde  ve M Kooperatifinin hissedarı olduğu     şirketlerde, katıldıkları vakıflarda ve diğer teşekküllerinde görev     alabileceklerdir. Ancak, A Üst Kuruluşunun yönetim kurulu üyeleri veya     denetçileri ile bunların yakınları hem A Kooperatifinde hem de M     Kooperatifinde ve bunların hissedarı olduğu şirketlerde, katıldıkları     vakıflarda ve diğer teşekküllerinde görev alamayacaklardır.

       

                 Denetçilerin araştırma yükümlülüğü

       

                 MADDE 7     – (1) Kooperatif ve üst kuruluşlarının     denetçileri, kendi kuruluşlarında, Kanunun 56 ncı maddesinin birinci, 67     nci maddesinin  ikinci ve  Ek 3 üncü madde hükümleri çerçevesinde,     Ek 3 üncü madde hükmüne  aykırı     uygulamaların  olup olmadığını     araştırmakla yükümlüdür. Bu araştırma yükümlülüğünü yerine getirmeyen     denetçiler, Kanunun Ek 2 nci maddesinin üçüncü fıkrasına göre sorumlu     olacaklardır.

       

                 (2)     Seçilme veya görevlendirme işlemleri ile sözleşmeleri bu Tebliğe göre     hükümsüz olanlara, herhangi bir ad altında ücret, maaş, huzur hakkı gibi     bir ödeme yapılmaz ve menfaat temin edilmez.

       

                 Yürürlük

       

                 MADDE 8     – (1) Bu Tebliğ, 12/4/2011     tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

       

                 Yürütme

       

                 MADDE 9     – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Sanayi     ve Ticaret Bakanı, Bayındırlık ve İskan Bakanı ve Tarım ve Köyişleri Bakanı     yürütür.

       

     

       

     

    SİNANOĞLU TARIMSAL KALKINMA KOOPERATİFİ KURULUŞ VE GELİŞİM SÜRECİ

     

             Kurucusu olduğum Kooperatifin 31 yıl sonra tarihçesini yazmak bana nasip olduğu için kendimi şanslı addediyor ve Rabbime şükrediyorum. 1974 Yılının Haziran ayında Sinanoğlu Tarım Kredi Kooperatifine Müdür olarak atandım. Sinanoğlu Kasabasına bitişik Kurumeşe Köyündenim. Köye ve köylüme hizmet aşkıyla doluydum. Devrim İlkokulunda öğretmen olan Şakir Göknar’a kasabada kurmayı düşündüğüm kalkınma kooperatifinden bahsederek bunun ileride getireceği artıları tartışmağa başladık. Kısa sürede ikimizde de bir sevda haline gelen kooperatif fikri Şakir Bey’in Ankara’dan gerekli tip anasözleşmeleri getirmesi ile fiiliyata döküldü. Bu anasözleşmeler tanzim edilme safhasında uzun vadeli düşünme kararı aldım. Kooperatifin kuruluş aşamasında ona zarar verebileceğini düşündüğüm o zaman mısır ticareti yapan Ali Aydaş ve Yakup (Mithat) Öztürk’ü de kurucu yedi kişiye dâhil ederek karşımızda olması muhtemel bu kişileri içimize almış olduk. Tarihe geçecek 1 Numarayı tespit için de epey düşündük. Doğal olan bir numarayı benim almamdı. Ama bunun için Şakir Bey’e ön verdim. Şakir Bey ise bunun Zekeriya İskender olması gerektiğini ileri sürerek kabul etmedi. Kısa bir tartışmanın ardından sıra şu şekilde oluştu:

    1.Zekeriya İskender, 2. Şakir Göknar, 3.Nusret Yavuz, 4.Ali Aydaş, 5.Salih Kılıçaslan, 6.Yakup Öztürk, 7.İsmail Battal,

    Bu yedi kurucu üyenin verdiği 125 er lirayla toplanan 875 lira T.C.Z.B. Karasu Şubesine yatırılarak bloke edildi. Noter tasdik işlemlerinden sonra evrak Bakanlığa gitti. Bakanlıktan kuruluş izni çıktı. Ankara Ticaret Sicili Gazetesinde kuruluş tescil edildikten sonra her kurucu üye 875 er lira daha vererek Bankadaki 875 lira 7.000.- liraya çıkarıldı.

                Bütün zorluğun çekildiği safhaya gelindi. Her ortaktan 1.000.- lira alarak kayıtlar yapılmağa başlandı. Bin lira o zaman orta halli bir inek bedeli idi. Ha deyince herkes bu parayı bulup verememekteydi. Öğretmen arkadaşlar ile kahvelerde meydanlarda eğitim çalışmaları yapıldı. Öğretmenlerden Şakir Beyin dışında konuya eğilip eğitime katkı sağlayan Hasan Şen ve Mustafa Ünal Özden ile Kurumeşe İlkokul Müdürü Seyfi Çal’ın inkâr edilmez emekleri olmuştur. O Zaman Karasu Kaymakamı olan İsmail Erzurum da emeği geçenlerdendir. Bütün gayretlere rağmen 40.000.- lirayı geçemeyen sermaye ile bir iş yapmak mümkün değildi. Süt toplamak için gereken ufak bir kamyonetin bedeli 125.000.- liraydı. En az 100.000.- lirası peşin isteniyordu. Bu paranın bulunması ise mümkün değildi.

    Ben, bunun sebebini her zaman aldatılmış olan halkın, yöneticilere itimadının kalmamış olmasına bağladım. Şayet bir şekilde araba satın alınsa halk kooperatife ortak olacaktı. Bunu anladıktan sonra arabayı satın almak için ne gerektiğini düşünmeğe başladım. Bunun için en az 60.000.- liraya daha ihtiyacım vardı. Benim böyle bir birikimim yoktu. Çok tehlikeli olan bir çare düşündüm. Başka bir yol olmadığı için de bu tehlikeli yola gitmeğe karar verdim.

     

    Paranın Tedariki:

     Yem Fabrikası Yöneticileri ile samimi idim. İki kamyon yem satın alacağımı ama faturasının 15 gün sonraya kesilmesini istedim. Sebebini de açık sözlülükle izah ettim. Yemi 10 gün içinde peşin olarak sattım. Makbuz kesmeyerek bedelini ayrı koydum. Fabrikaya telefon ederek yemlerin faturasını kesmelerini istedim. 60 bin lirayı tamamlayınca o zaman Yönetimde olan Cevdet Uray ile Adapazarı’na gittik ve Papatyalar firmasında 100.000.- lira peşin 125.000.- liraya Fargo marka 200 lük benzinli bir kamyonet satın aldık. Kamyoneti ehliyetim olmamasına karşın kasabaya getirdim. Kasaba merkezine sürekli korna sesiyle girdik. Kasabalı kahvehanelerden dışarıya fırladı.  Ben arabayı Aktayların kahvesinin önüne park ederek indim. Kahveden Hacı Mehmet Uçar (Eğşimikçi)  çıktı ve beni karşıladı. Meşin bir cüzdanı vardı ve elindeydi. İçinden 4 adet 500 liralık çıkardı ve –“Çocuk sen bu işi becereceksin. Gözümle görünce inandım. Al sana 2.000.- lira mısırı da yakında ufalayacağım. 2.000.- lira da o zaman vereceğim. Ben borçlu kalmayı sevmem.” Dedi.

                Kahveye girdim. Halk benim girdiğim kahveye hücum etti.Gece saat 01.00’e kadar 60.000.- lirayı topladım. Teksir ile yazdığım az bir makbuzum vardı. Onlar da bitmişti. Çalıştığım kooperatife gittim. Hemen kasayı açarak 60.000.- lirayı kasaya koydum. Bu arada gece bekçileri yanıma gelip bana arkadaşlık ettiler. Satılan yemlerin giriş ve çıkışlarını yaptım. Parayı da osabahZiraat Bankası’na götürerek girdiğim mesuliyeti üzerimden atmış oldum.

                Kamyonet satın alınmadan kooperatif süt toplamağa mecbur kalmış ve Hasan Ali Öz’ün kamyonetini kiralamıştık. İlk gün240,5 litresüt toplanmıştı. Bu süt miktarı gün gün artmağa ve verilen sütleri çok küçük olan kamyonet taşımamağa başlamıştı. Kooperatif süt toplamağa başlamadan Güneş Firması 180 kuruşu 185 yapmamıştı. Kooperatif sütü 360 kuruştan almağa başlayınca O da 375 kuruşa çıktı. Limandere’de Yörük Mehmet (Çirkin) Güneş’in sütçüsünü arabadan indirerek tokatladı. “Madem verebiliyordun. Dün neden 180 kuruşa aldın. Bir daha bu köyde tekerinin izini görmeyim. Seni gebertebilirim.” Dedi. Sinanoğlu’nda da bunu kooperatif çalışanı yapmağa kalktı. Ben buna engel oldum. “Ticaret serbesttir. Sakın bir daha böyle bir sürtüşme olmasın. Ceza veririm.” Diyerek personeli uyardım.

                Kısa sürede Fargo da sütleri taşıyamaz oldu. Hatta birkaç gün Süt verilen Şenkardeşler Firması eski bir kamyonu vererek kooperatife yardımcı oldu. Kooperatifte de epey para birikmişti. İkinci bir araba almak için İzmit’e gittim. Oradan satın aldığım 5 tonluk Bedford marka dizel aracı kasabaya getirdim. Yanımda yine her zaman yardımını gördüğüm Cevdet Uray vardı. Kooperatifin işleri iyi gidiyor ve epey komisyon alıyordu. Ama iki arabanın taksiti ve iki araba karoserlerinin taksiti kooperatifi zorlayınca bir zaman personele yarım maaş vermek zorunda kalmıştım. Ama Fargo’nun taksitleri bitince durum düzelmiş ve maaşlar normal ödendikten sonra personele bayram arifelerinde ikramiye de verilmeğe başlanmıştı.

                Artık kooperatif rayına oturmuştu. Çalışmakta olduğum 1835 Sayılı Sinanoğlu Tarım Kredi Kooperatifinin devlet güdümlü olması, kurduğumuz köy kalkınma kooperatifinin ise daha demokratik bir yapıda olması gün geçtikçe beni ona daha yaklaştırdı. Onda bu fakir milletin kurtuluş reçetesini görüyordum. Her yasada olduğu gibi 1163 sayılı yasada da eksiklikler vardı elbette. Ama gerçekten demokrat bir kuruluştu. Bu özelliği sayesinde ileride ezilen çoğunluk için bir umut ışığı taşıyordu. Yasa koyucu bir yerden sonra bu kuruluşların yeteri kadar sermaye edinmelerine engeller koymuştu. Ama bu engeller gönüllü çalışmaya engel değildi. Bu yüzden de engeller aşılamaz değildi. Nitekim Sinanoğlu’nda baştan bu yasaya uymamasına karşın belli bir sermaye seviyesini yakalamak üzere kişi başına 4.000.- TL dan aşağı sermaye taahhüdünü kabul etmedik. Gerçi yüksek enflasyon, buna rağmen elde avuçta ne varsa süpürdü. Ama biz yüksek başlamanın avantajını uzun yıllar sürdürdük. Son yıllarda sermaye ile ilgili mevzuat üreticiler lehine biraz iyileştirildiyse de yine de mevzuatı tam uygulamak çiftçilerin kuruluşu için akıntıya kürek çekmesi anlamına gelecektir. Yasa koyucu çiftçi kuruluşunun sermayesini büyütmemek için mevzuata sigortalar koymuştur. Sermaye artarsa bu düzeni değiştirmeyi düşünürler diye korkmaktadırlar.

    Benim hatırladığım kadarı ile Kooperatifin bu güne kadar 2 müdürü oldu. Bunlardan ilki olan İlyas Akdeniz’i işe ben aldım. Tarım Kredi Kooperatifinde Hamburg Sistemi diye bilinen muhasebe sistemi vardı. Ama 1973 yılında Ankara’da 3 ay gördüğüm kursta öğrenmiş olduğum İtalyan Sistemi denen muzaaf usulü muhasebeyi uyguluyordum. İlyas askerden yeni gelmiş ve işsizdi. Askere gitmeden bu kooperatifin kayıtlarını tutmada bana epey yardımı olduğu için “ Sen Askere git. Geldiğinde inşallah sana iş verecek durumda oluruz.” Demiştim. Bu sözümü yerine getirmek için onu işe aldım. Kısa sürede muhasebe kayıtlarını tutup takip edecek duruma geldi. Niyetim Onu müdür olarak ta yetiştirmekti. Ama onda idarecilik yapacak özellik olmadığını gördüm. Bir ara Tarım Krediden ayrılarak bu çok sevdiğim kooperatifi idare etmeği düşündüm. Benim Yönetimde olmadığım bir dönemde İlyas Akdeniz’i müdür yaptılar. Ondan önceki muhasebeciler sırayla Ramis Öz, Selahattin Garip ve Eyüp Kestane idi. İlyas Akdeniz’in müdürlüğünden önce ve onunla birlikte muhasebeye yardım eden Rahmetli Hüseyin Uçar onun ayrılmasıyla Soyadını unuttuğum Adapazarı’ndan Kadriye adında bir Bayan, Kasabadan İhsan Baş, idi. Daha sonra muhasebeye Mehmet Atılış alındı. Bu eleman daha sonra depo ve market görevlisi olarak çalıştırıldı. O sırada muhasebeye Kasabadan Hasan Garip’in kızı Selma Garip getirildi. Hatırladığım kadarıyla bu kızcağız haksız olarak görevden uzaklaştırıldı. Daha sonra şimdiki ön muhasebe elemanı Nurdagül Bakırtaş bu göreve getirildi. İlyas Akdeniz’in ayrılmasına yakın Murat Bakırtaş işe alındı. İlyas’ın ayrılması ile Müdür olarak  atandı.

    Şoför ve süt eksperi olarak çalıştırılanlar epey çok değiştiğinden hepsini hatırlayabileceğimi sanmıyorum. Ama hatırlayabildiklerim sırasıyla Hasan Ali  Özoğlu, Yaşarttin Yaylaoğlu, Esat Toy, Necmi Gök, Mustafa Kalyoncu, Aziz Öz, Mehmet Battal, Ahmet Battal, Ahmet Öztürk . Hasan Öz. Ve Abdullah Türüt Eksperlik yapanlar da sırasıyla Rahmetli Ahmet Güden, Ahmet Kıylı, Sabahattin Gümüş, Abdullah Şahin (Bu eleman gece bekçiliği, market sorumlusu gibi görevlere verildi. Halen market sorumlusudur.),Avni Bakırtaş, Çağlayan Garip ve Mustafa Sevinendir

    Hizmet Binasının yapılması:

    İlk arsa alınması hususu benim başkanlığım sırasında dile getirildi. O zaman Tarım Kredi Kooperatifinde Yönetim Kurulu Başkanı olan ve çok değer verdiğim Rahmetli Halil Aydaş’a (Cemil’in dedesi) bu fikrimi açtım. Olağanüstü ileri görüşlü bir insandı. Bana şöyle dedi “– Müdür Bey, Bu kasaba Şoseye doğru gelişmeli. Yukarda oturanlar buna engel oluyor. Ama buna çok uzun süre engel olamayacaklar. Sen bana sorarsan, kimseye sorma Potbaşı’na doğru yerleri tarla fiyatına alabilirsin. İlerisi için çok büyük bir yatırım olur.” Başkanın bu tespiti çok yerinde idi. Bu düşüncesine saygı duydum.  Oralara yakın yerleri araştırdım. Tarla olarak toprağı kalitesiz olan ama asfalta cephesinin genişliği ile arsaya fevkalade elverişli olan ve şimdiki Ön Muhasebeci Nurdagül Bakırtaşın babası olan Hüseyin Bakırtaş’ın 7 dekar yeri aklıma yattı. Bu yeri ondan istedim. 210.000.- liraya kadar indirdim. Ama Yönetim Kurulu üyelerini ikna edemedim. Bir ara güç bela ikna ettiğim Yönetim Kurulu üyeleri, Hüseyin Bakırtaş’ın kendi payına düşen emlâk satım vergisini de kooperatifin ödemesini istemesi ile bu alıştan vazgeçtiler. Bu kaçırılan bir fırsattı.

    Mehmet Ali Öztürk’ün başkanlık yaptığı dönemde Hizmet binası şimdiki yerine yapıldı. Mehmet Ali Öztürk bu binanın yapımı sırasında olağanüstü bir gayret göstermiştir. Binanın Zemin ve birinci katı o zaman yapılmış çatısı da yıllar sonra yine Mehmet Ali Öztürk zamanında Salon olarak düşünülmüş ve gerçekleştirilmiştir. Bina doğramaları plastik çift cam olarak yenilenmiştir. Kooperatifin bu günkü durumunda Mehmet Ali Öztürk'ün emeği inkâr edilemez.

    Kooperatif genel olarak Sinanoğlu ve çevresine oldukça faydalı olmuştur. Daha iyi yönetilebilirse çok daha faydalı olması mümkündür. Üst Birliğe üye olmuş ve Yönetim Kuruluna 2 nci Başkan sıfatıyla Mehmet Ali Öztürk’ü vermiştir. Birliğin gelişimine oldukça büyük katkıda bulunmuştur.

    Son olarak sonsuza akıp giden yıllar içinde bu kooperatifin gittikçe gelişerek Türk köylü ve çiftçilerine hayırlı bir örgüt olmasını ve kurulup gelişmesine katkı veren ben ve çalışma arkadaşlarıma arkamızdan rahmet verilmesine vesile olmasını diliyorum. 2006

     

                                       Nusret YAVUZ

    S.S.Sinanoğlu Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Kurucu Üyesi

                         Haykoop Sakarya Bölge Müdürü

                                                                                                                                                  NUSRET YAVUZ

    SAKARYA BÖLGESİ

    HAYVANCILIK KOOPERATİFLERİ

    BÖLGE BİRLİĞİ MÜDÜRÜ

     TARIMSAL KALKINMA KOOPERATİFLERİNİN

    DURUMUNA OBJEKTİF BİR BAKIŞ,

    GELİŞMELERİNİN ÖNÜNDEKİ ENGELLER

    VE YAPILMASI GEREKENLER.

     

                    Yurdumuzdaki Tarımsal Kalkınma Kooperatifleri 1969 yılında yürürlüğe giren Kooperatifler Kanunu ile kurulmağa başlamıştır. 1972 yılında devrin başbakanı Nihat Erim döneminde, yurt dışına işçi olarak gideceklerde, kooperatif ortaklarına öncelik verilmesi ile birlikte yerden mantar biter gibi bir anda ülkemiz Tarımsal Kalkınma Kooperatifleri ile doldu. Daha sonra bu kooperatifler işçi gönderemez olunca, bazıları tek bir işçi bile gönderemeden kapanıp gitti. Kooperatifler, ortaklarının belirli ekonomik çıkarlarını ve özellikle meslek ve geçimlerine ait ihtiyaçlarını, karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalet suretiyle sağlayıp korumak amacıyla kurulmalıdır. Bu amacın dışında başka bir maksatla kurulan örgütler kooperatif olmaz. Kooperatiflerin kurulmasına cevaz veren 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu kooperatifi yukarıdaki gibi tarif etmiştir.

                   Sakarya’daki kooperatiflere baktığımızda uzun ömürlü olanların, geçimleri ile ilgili olanlar olduğu bariz bir şekilde görülür. Buna çarpıcı bir örnek vererek daha bariz bir hale getirelim. Sakarya İli Karasu İlçesinde S.S.Limandere Tarımsal Kalkınma Kooperatifi, yurt dışına işçi göndermek için kurulan kooperatiflerdendir. Bir tek işçi dahi gönderemeden kurulduğu gibi batmıştır. Çok yakınlarındaki Ferizli İlçesine bağlı S.S.Sinanoğlu Tarımsal Kalkınma Kooperatifi ise tarımsal ürünlerinin değerinin altında pazarlanmasından şikâyetçi olan çiftçilerin aydınlar önderliğinde, epey uzun süren kooperatifçilik eğitiminden sonra kurulmuş ve her geçen gün yavaş yavaş büyüyerek yoluna devam etmektedir. Bu kooperatifin süt ürünündeki fiyat istikrarını yakalaması Limandere halkının dikkatini çekmiş ve halkın tamamına yakını Sinanoğlu Kooperatifine ortak olmuş ve ürünlerini olabildiğince değerlendirmiştir.

    Bu kooperatifin bu denli gelişmesi karşısında kendi kooperatiflerinin niçin yaşamadığını da yaşayarak öğrenmiş oldular. 1986 yılına kadar Sinanoğlu Tarımsal Kalkınma Kooperatifi ile çalışan Limandere köy önderleri, bu seneden sonra kendi yıkılmış kooperatiflerinin yeniden canlandırılmasını istemiş ve bunu gerçekleştirmişlerdir.

                   Bugün Sakarya İlinde faaliyet gösteren l40 tan fazla kooperatif içinde Sinanoğlu ve Limandere Kooperatiflerinin çok önemli yerleri varsa bunun sebebi halkın bu kooperatiflere ihtiyaç duyması ve kooperatifçilik eğitimini almağa devam etmeleridir. Sakarya’da faaliyette olan bazı kooperatifler vardır ki bunların ismini vererek dava konusu edilmesine neden olmak istemiyorum. Bu kooperatifler maalesef halkın malı olamamış, kurucu başkanlarının ya da daha sonra yönetimi ele geçirenlerin halkını sömürme aracı olarak kalmışlardır. Bu kooperatiflerin ayıklanması devletin görevi iken maalesef Tarımsal Kalkınma Kooperatifleri iyi bir şekilde denetlenmemektedir. Bazı kooperatif başkanlıkları babadan oğla devredilecek meta olarak görülmektedir. Bazı başkanlar, kooperatifleri kendi malı olarak kullanmakta, kooperatif kasası olarak kendi cep ve hesaplarını görmektedirler. Bazı kooperatiflerin yöneticileri, kooperatiflerin yapabilecekleri iyileştirmeleri ve yararlarını köylüye çok iyi anlatamamalarından cılız kalmıştır. Halkın ve ortaklarının ilgisizliği yüzünden batma noktasına gelmiş durumda beklemektedir. Devlet Kooperatif eğitimine gereken önemi vermediği için, halk kooperatiflerin nasıl faydalı birer kuruluş olduğunu bilmemektedir. Kooperatiflerin iyi denetlenmemesi sonucu artan yolsuzluklar, kooperatifleri yolsuzluk sözcüğü ile anılır duruma getirmiştir. Devletin halka, çalışmakta olan ve kooperatiflere ve kooperatifçiliğe iyi birer örnek teşkil eden örgütleri ön plana çıkarıp halka tanıtmak için bir gayreti yok gibidir. Tarımın ve tarımcının gelişmesi ülkenin kalkınma reçetesidir. Devlet Kooperatifleri, ülkenin yarını için bir yatırım olarak görüp değerlendirmelidir.

                    Bugünlerde 5200 Sayılı Tarım Üreticileri Birlikleri yasasına göre Üretici birlikleri kurulmaktadır. Bana göre bu kanun üzerinde düşünülerek, ölçülüp biçilip,  planlı programlı çıkarılmış bir kanun değildir. Nitekim büyük aksaklıklar meydana gelmeğe başlamıştır. Devlet bu birlikleri kurdurarak ne yapmayı amaçlamaktadır? Bu belli değildir. Eğer üreticileri örgütleme amacında ise niçin kooperatifleşmeyi anayasasına koymuştur? Yoksa yıllardır yürümedi diye, ondan vaz mı geçmiştir? Türkiye’de kooperatifler gerçekten yürümemiştir. Birkaç güzel örnek dışında istenen randıman alınamamıştır. Ama bunda kooperatiflerin ve kooperatifçiliğin değil devletin ilgili birimlerinin kusuru vardır. Kooperatiflerin kurulması teşvik edilmiş ama bu kooperatiflerin çekirdek kadrolarının bile iaşe ve ibate maliyetini hesap ederek gerekli kaynağı bulacağı bir çalışma sahası gösterilmemiştir. Bu konuya açıklık getirmek için bir örnek verelim. A köyünden 7 kişi kooperatif kurmak üzere devlete müracaat ettiğinde gerekli evrakı tamamlanıp “Al sana kooperatif.” Diye tescil edilip faaliyete geçmesi istenmektedir. A Köyü küçük bir yerleşim yeri imiş, yeteri kadar ortak bulamazmış, yeteri kadar ürün bulamazmış, bütün bunlar tetkik edilmemektedir. Mevzuatta ise tetkik edilmesi gerekmektedir. Size Sakarya İlinden bazı örnekler vermek istiyorum: Kocaali İlçesinin Çukurköy, Koğukpelit, Kestanepınarı ve Açmabaşı Köyleri birbirlerine sınır köylerdir. En büyüğü 150 hane büyüklüğünde olan bu köylerin hepsinde Tarımsal Kalkınma Kooperatifi vardır. Hiçbirinin yaşama şansı yoktur. Bunlardan Çukurköy Kooperatifi Devletten proje almış, 150 baş inek almış, köyüne hizmet binası kurmuş ve çalıştırmağa başlamıştır. Bu kooperatif şu sıralar sürekli zarar ederek işine devam etmektedir. Çok iyi niyetli yöneticileri sayesinde ayaktadır. İflasa direniyor. Ama iflas kaçınılmaz görünüyor. Komşu kooperatiflerin de inekleri geldi. Onların sütünü de pazarladığı halde zarar eden Çukurköy kooperatifi, onlar da kendi sütünü pazarlamağa başlayınca, hepsi zarar edecek ve kapanacaktır. Devlet bu kooperatifler kurulmadan gerekli etütleri doğru ve dürüst yapsaydı, bu yörenin tek bir kooperatifi ancak yaşatabileceğini görüp, diğerlerini o köyde birleştirerek, uzun ömürlü ve güçlü bir kooperatif kurulmasını sağlardı. Bu konuda ülkemizde daha binlerce örnek verilebilir. Devlet aynı hatayı işlemeğe devam etmektedir. Bu emeğin ve kıt imkânların hebasıdır. Bunun hemen bir çaresine bakılmalıdır. Çare ise; birleştirmek suretiyle fesihtir. Devlet bu durumda olan kooperatifleri birinde birleştirerek diğerlerini feshetmek mecburiyetindedir. O köy halklarını bu konuda aydınlatmak ise İl/İlçe Tarım Teşkilatları ile Kooperatif ve Kooperatif Birlikleri ‘ne düşmektedir.

                    Tarımsal Kalkınma Kooperatiflerinin örgütlenmesinde de tıpkı çiftçilerin örgütlenmesi gibi sorunlar yaşanmaktadır. Sakarya’da Kocaeli ilini de içine alan bölgede faaliyet göstermek üzere 2002 yılında Sakarya ve Kocaeli İlleri Hayvancılık Kooperatifleri Bölge Birliği adıyla bir birlik kurulmuştur. Kocaeli İl Tarım Müdürlüğü bu birliğe pek sıcak bakmamış ve kurulan kooperatiflerin Birliğe girmeleri konusunda teşvik etmemiştir. Bu il ile birlikte aslında Düzce, Bolu ve hatta Zonguldak ve Bartın illeri ile Yalova ve İstanbul’un Anadolu yakası kooperatifleri de Sakarya Bölge Birliği çatısı altında birleşmelidir. Ancak o zaman yeteri kadar güç elde edilmiş olacaktır. Bu gün 40 kooperatife ulaşmış Birlikte yalnız 2 kooperatif Kocaeli’ne aittir. Hâlbuki Kocaeli’nde birçok Tarımsal Kalkınma Kooperatifi mevcuttur. Bunların büyük bir kısmı Birliğe katılmalı, güç verip güç almalıdır. Bildiğim kadarı ile Tarım Kredi 3 ncü Bölgesi de saydığım illeri kapsamaktadır. En doğru bölge tespiti de böyle olmasıdır. Yoksa Her ilin bir Birliği yaşatıp geliştirmesi mümkün olmayacaktır. Çünkü “Birlikten kuvvet doğar.” Sözünü en sık kullanan kooperatifçiler bunu kendileri uygulamayarak inandırıcı olmaktan çıkmaktadırlar.Sakarya Bölge Birliği’ne bağlı kooperatiflerin (40 Kooperatif) tüm sermaye taahhüdü 12.000.- YTL. dir. Bunun tamamına yakın kısmı tahsil edilmiş ve hemen tamamı harcanmıştır. Zira bu meblağın bir birliği sürdürmeğe yetecek gücü yoktur. Kooperatiflerin Birliğe vermeyi taahhüt ettikleri sermaye payı, başlangıçta düşük tutulmuştur. Zaten Birliği yaşatacak olan sermayeden çok düzenli gelir kapısıdır. Kanun koyucu Birliklerin düzenli bir gelir getirmesine yetecek iyi bir düzenleme yapmamıştır. Anasözleşmelerde de bu konuda açıklık yoktur. Birlik ancak bağlı kooperatiflerin verdiği borç paralarla ayakta kalabilmektedir. Peki, nasıl bir düzenleme Birlikleri aktif ve iş görür hale getirebilir? Birlik üyesi kooperatifler, birliğin düzenli bir gelire sahip olması için, kendi ortaklarından alış ve satışta aldıkları komisyonu % 1 nispetinde artırarak bunu birlik hesabına hizmet faturası mukabilinde aktarmaları gerekir. Peki, bu durumda üreticiler kooperatife sattıkları ve kooperatiften aldıkları mallardan % 1 oranında kayba uğramış olmayacaklar mı? Hayır… Asla kayba uğramayacaklar. Hatta kârlı çıkacaklardır. Çünkü ödedikleri % 1 komisyon gidecek ama Birlikte mal alacakları için en az % 2, 3, 4, 5 kârlı olacaklardır. Çünkü Birlik ayda 10 ton yem için değil, 1.500 – 2.000 ton yem için pazarlık edecektir. 3–5 ton/gün süt için değil, 70,–100,–500,–1.000 ton/gün süt için pazarlık yapacaktır. Kooperatiflerin birlik kurmalarındaki mantık ta burada yatmaktadır. “Bir elin nesi var? İki elin sesi var.”Deyip bir araya gelen çiftçilerin kurdukları kooperatifin sınırlı gücüne güç katmak için il ve bölge çapında örgütlenmelerinin sebebi budur. Kurulan bu birliklerin zamanla sermaye birikimi ancak düzenli gelirlerinden sermayeye pay aktarılmasının önündeki yasal engellerin kaldırılması ve hatta teşvik edilmesi gerekmektedir.

                      Sütün büyük bir kısmını kooperatiflerin mubayaa edecekleri mutlu günlere ulaşıldığı zaman Süt Sanayicileri, süt fiyatları ile kedinin kuyruğu ile oynadığı gibi oynayamayacaklardır. Market rafındaki süt fiyatı ile köylünün sattığı süt fiyatı arasında % 300 fark olmayacaktır. Tüketici de vahşi kapitalizmin sillesinden korunacaktır. Önceleri bunu ifade edenleri komünistlikle suçlayıp etkisizleştirmek çok kolaydı. Ama şükür ki bugün bu numara ucuzladı. Hakkını arayan ile komünist aynı şey değil. Bunu da her kes anladı. Komünist Partisi var. Aldığı oy da belli. Biz hak arayanız. Hep te aynı kalacağız. Bundan vaz geçersek bilinmelidir ki artık kimse hakkı olmayana el uzatmıyor. Bütün kooperatif camiasına sevgi ve saygılarımı sunarım.2005

     

       Nusret Yavuz

     

     

    SAKARYA'MIZIN İKİ GÜZİDE KOOPERATİFİNİ BERABER İNCELEYELİM.

                    Sakarya'mızın gerçekten var olan, yani faaliyette bulunan kooperatiflerinin en gelişmiş olanları S.S.Sinanoğlu ve S.S.Limandere Tarımsal Kalkınma Kooperatifleridir. Bunlardan Limandere yurt dışına işçi götürmek maksadı ile Rahmetli Nihat Erim'in başbakanlığı döneminde Yurt dışına Daha çok Almanya'ya işçi göndermede öncelik almak üzere yapılan teşvikler sonucu köylü zorlanarak kurdurulmuştur. Sene 1970 lerin başlarıdır.Sadece Limandere Köyünden değil,Komşu köylrden de ortak alınmış, her ortak 125 er lira para yatırmıştır. Kooperatif kağıt üzerinde vardır. Ama bu tür kooperatifler o kadar çoktur ki tek bir işçi bile gönderemeden uygulamadan vazgeçilmiş ve kooperatif topladığı küçücük sermayesini batırmak zorunda bırakılmıştır. Kooperatifler bu örnekte olduğu gibi zorlama ile kurulurlarsa yürümez. Ona ihtiyaç duyanlar kendiliklerinden bir araya gelecekler başlarındaki bir musibetle mücadele ede ede yükselecekler sermayeyi büyüttükçe daha güçlü rakiplerle başa çıkacaklardır. İşte burada ikinci kooperatif devreye girer. Sinanoğlu Tarım Kredi Kooperatifinde Müdür Vekili Muhasebeci olarak çalışan ve kendisi de bir çiftçi çocuğu olan Nusret Yavuz,  Limandere Tarımsal Kalkınma Kooperatifini ( O zamanki adı: S.S.Limandere Köyü Kalkınma Kooperatifi)yakından takip etmektedir. Başkanı olan Rahmetli  Muzaffer Süt ile hala0dayı çocuklarıdır. Bazı konularda ondan yardım istemektedir. Ellerindeki ufak sermaye bir kamyon Un getirip dağıtmakla tükenmiştir.

                    Nusret Yavuz kendisi de bir kooperatifin yöneticisi yani Müdür Vekilidir. Ama Tarım Kredi Kooperatifleri o tarihte Ziraat Bankasının taşra ajandaları pozisyonunda birer işlevsiz, yararsız kuruluşlardı.  Önceleri görev yaptığı Çakallık (Hendek/Sakarya) Kooperatifinde Çakallık Köyünün o zamanki  Muhtarı Emekli Astsubay Sami Çim'in Çakallıkta bir Süt Mandırası kurarak Yurt dışından Holstein  ırkı inekler getirmesine tanık olmuş ve Rahmetli Sami Çim'den işin özünü kapmıştı. İşin özü şuydu;  Ortakların müşterek bir sorunu olmalı ve bu sorunu çözmek üzere birleşilerek sorunun üstesinden gelmek üzere sermaye ve deneyim sahibi olmağa çalışmalı idiler.  Çakallıkta Sami Çim gibi değerli bir insan bu işe öncülük ediyordu. Sinanoğlu ve Civar köy ve kasabalarda sorun şuydu.; Hayvancılık iptidai usullerle yapılıyor, yeteri kadar ürün alınamıyor, alınan ürün de değerinde pazarlanamıyordu. Bu konuda yapılacak o kadar çok iş vardı ki............

                    Bu işlerin bir yerinden başlanmalı idi. Önce bu sorunun farkında lığı sağlanılmalı idi. Bunun için Sinanoğlu'ndaki okul öğretmenlerinden yardım istedi. Onların bu hususta köylüyü eğitmelerini  ve durumun farkında olmalarını sağlamalarını istedi. kahvelerde ve meydanlarda toplantılar düzenledi. Karasu Kaymakamı İsmail Erzurum'dan da toplantılara katılmasını istedi. Kaymakam Bey bir toplantıya katılarak kooperatifin yararlarını anlattı. Bu eğitim faaliyetleri üreticileri bir kooperatif kurulursa belki dertlerine derman olabileceği hissi uyandırdı. İlk planda onlardan istenen fazla bir meblağ da değildi. 1.000.- Lira vereceklerdi. Ama bunda da zorlanıyorlardı. Binbir güçlükle bir kamyonet alma gücü yakaladıklarında, onlara bir litre süt için 180 Kuruş vermemekte direnen Güneş Süt'ün sahibi Kooperatif, ilk sütünü 360 kuruşa alınca, 375 kuruş fiyat ilan etmişti. İşte gerçek kooperatifleşmenin yararı burada aşikâr olarak orta yere çıkıyor. Köylü sütüne 5 kuruş zam alamadığı firmadan 195 kuruş zam almıştı. bunu yapan birlikti. Sinanoğlu'nda verilen kooperatif eğitimine paralel olarak Limandere'de de Nusret Yavuz Kahvehane toplantıları yapıyor halkı Sinanoğlu'nda kurulmakta olan kooperatife ortak olmağa davet ediyordu. Limandere'den, Rahmetli  Hüseyin ve Nuri Karaman Kardeşler, Mustafa Cıngıl ve Mahmut Bozkurt kamyonetin alınmasında ortak olup 1.000.- TL veren ilk ortaklardı. Bu arada Limandere Kalkınma Kooperatifi kâğıt üzerinde idi. 1986 yılına kadar Limandere halkı Sinanoğlu Kooperatifine ortak olarak çok uyumlu bir şekilde faaliyet gösterdiler. Genel Kurul toplantılarına iştirak ettiler. Bazıları yönetim ve denetim kurulu üyeliklerine seçilip mücadele verdiler. Kendilerinin kağıt üzerindeki kooperatiflerinin niçin yürümediğini yakından gördüler. Kooperatifçilik hakkında çok şey öğrenip bilgi ve deneyim kazandılar.

                     Sinanoğlu Tarımsal Kalkınma Kooperatifi fiyat konusunda anlaşamadığı Şen Kardeşler Firması'ndan sütü kesince Firma, Limandere'nin  Sütlerinin çok ve kaliteli olduğunu bildiğinden ve bazı ortakları da Sinanoğlu Yönetiminden tanıdığından onlara bölünme teklifi götürdü. Onlar da çok eski rekabete dayalı bu suni birlikteliği bozmanın zamanı geldi diye düşünerek Şen Kardeşler Firması'nın satın aldığı kamyon ile süt toplamağa başladılar. Nusret Yavuz bu bölünmeye doğal olarak direndi. Ancak Köy muhtarı Rahmetli  Ali Bayık'tan başka kimseden destek bulamadı. 1-2 senelik mücadeleden sonra rakip olma yerine kardeş kuruluşlar olmalarını uygun gördü. Evvela  Limandere'de bulunan irtibat bürosunu ve satış mağazasını kapattı. Onlara mevzuat yönünde destek oldu. Sermayelerini iade etti. Çok çekişmeli geçen genel kurul toplantılarında onlara doğru yolu göstererek itidal telkin etti. Halen yan yana iki güçlü kooperatif olarak çalışmaktadırlar. Limandere Tarımsal Kalkınma Kooperatifinin mayasında Sinanoğlu'nun eğitim faaliyetlerinin  öğrettikleri deneyimler vardır. Onlar bunu bilir ve inkar gereği bile duymazlar. Bu gün Limandere Kooperatifi kendi modern hizmet binasında ekonomik bakımdan Sinanoğlu'nu geçmiş iki defa "Kırsal Kesimde 200 Baş İnek Projesi" uygulamış ve süt miktarını epey yükseltmiştir. Gerçi bu projeler pek faydalı projeler değildir. Ama Limandere halkı doğuştan kooperatifçiliğe yatkın bir yapısı olduğu için bu projelerin kötü yönlerini kendi çıkarlarına uygun kullanarak durumu idare etmişlerdir.

    Şimdi Nusret Yavuz diyor ki:

                    Bu iki kooperatif ayrılarak yitirdikleri güçlerini birlikte bazı projeleri  hayata geçirerek telafi edebilirler. İlk aklıma gelen projeler ;

    1.       Karayolunda  bir akaryakıt istasyonu açabilirler

    Motorin önemli bir tarım girdisi olup çiftçilere faiz almadan ürünlerine karşılık kısa vadeli kredi imkânı sunar ve diğer istasyonlara karşı avantaj sağlarlar. Kooperatiflerde amaç kâr değil hizmettir.  Bu istasyonda. Çiftçilerin ürettikleri bazı tarım ürünlerini de piyasa fiyatlarının altında ama üreticilerin tüccara sattıkları fiyatın üstünde pazarlayarak tampon görevi üslenebilirler.Hatta hiç araya girmeden alıcı ile satıcıyı karşı karşıya getirebilirler. Bu hem ortaklara hizmet hem adaletli ticarete hizmet olur.

    2.       Silaj Ambalajlama Fabrikası kurabilirler

    Bölgede yetiştirilen ve birkaç uyanık tüccarın elinde soygun vesilesi olan mısırın değerlendirilmesi için olsun, kendi tükettikleri silajın en iyi şartlarda muhafaza edilerek yem giderlerine katkı hususunda olsun. Çok gerekli ve kârlı bir yatırım olacaktır. Sadece Sinanoğlu ve Limandere ovalarındaki mısır buna yeterli gelmeyecektir. Tüm Sakarya'nın silajlık mısırını işlemek bile mümkün.

    3.       Hayvan Hastanesi kurup burada devletin de desteğini alarak "Embriyo Transplantasyonu sayesinde suni dölleme den daha ileri düzeyde ırk ıslahı yapabilirler.

    Hayvanlarının sağlığı hususundan başka, ırk ıslahı hususunda bugün ileri batı ülkelerinde uygulanan boğadan ineğe sperma nakli yerine, inekten ineğe döllenmiş yumurta nakli  çok daha garantili ve faydalı bir yöntemdir. Bu yöntem suni tohumlama istasyonları ya da gezici veterinerlerin uygulayabilecekleri bir yöntem olmadığından mutlaka bir gelişmiş hayvan hastanesi gerekmektedir. Bu hastanede hem ortakların hayvanlarının sağlık sorunu ile hem de bölge çiftçilerinin hayvanlarının sağlık sorunları ile ilgili gereken müdahaleler, aşılamalar ve operasyonlar da yapılabilecektir.

     

    4.       İlk planda 50 Tonluk Süt Mandırası kurup ayran, pastörize süt ve peynir çeşitleri üretebilirler.

    İhtiyaca göre kapasitesi artırılabilir olacak bu mandıra her iki kooperatifin de birinci amacıdır. Bu iki kooperatif de süte aracılık gibi basit bir amaçla kurulmuş değildir. O halde ham madde olan sütün işlenerek  mamul madde olarak tüketiciye ulaştırılması gerekir. Bu sayede hem süt fiyatında üretici lehine , hem de mamul maddeyi tüketenlerin lehine fiyat oluşması sağlanacaktır.

    5.       Bütün bu işleri kotaracak ortak bir anonim  şirket kurabilir hatta başka kooperatif ve aynı konuda faaliyet gösteren Süt Birliklerini, Hay-Koop'u,  Hayvan Islah Birliğini de bu şirkete ve üretim projelerine ortak edebilirler.

    Bu iki kooperatifin Yönetim Kurulu Üyelerinin de içinde bulunacağı Şirketler,  işlerin kotarılmasında çok sesliliği önleyecek ve ahenkli bir çalışma sağlayacaktır.

     

                    İlk aklıma gelen bu projelerden başka ve daha acil projeler olabilir. Örneğin benim yıllardır uygulayamadığım "Sakarya'dan Bayırları Sulama Projesi'ni" ve bu sitenin Kalkınma Projeleri sayfasında bulacağınız Aşılı Kızılcık Projemi hayata geçirebilirler. Tabii bu iki kardeş kuruluş bütün bunları yapabilmek için, bunun yararına inanarak bir araya gelip fikir alış-verişinde bulunmalıdırlar. Bakın bir çırpıda ne işler yapabileceğimizin yolu ortaya çıktı. İlerleyen yaşımla elimde kalan deneyimlerinden iki kooperatifin de yararlanması dileklerimle, Onlara kendi eserlerim gibi bakıyor ve daha daha ileriye gitmelerini canı gönülden istiyorum.

     

    Nusret Yavuz

    Kooperatifçi.

     

     

     

     

    Kooperatifçilik

 

KURUMEŞE KÖYÜ'NÜN YERİ

Kurumeşe Köyü Türkiye'mizin Marmara Bölgesinde Sakarya İli'nin Karasu İlçesi'ne bağlı Mahalledir.Karasunun Hendek ve Ferizli Yönlerindeki son köyüdür.Sakarya- Karasu çift yolunun ortasına yakın 25 nci kilometrededir.Doğusunda Limandere Mahallesi Batısında Sinanoğlu Mahallesi (Ferizli) Kuzey ve Güneyinde Sakarya Nehri vardır.

web stats

Bu websitesi webservis hosting paneli tarafindan olusturulmustur